Dünya Markası Olmak

“Dünya markası olmak” söylemi son yıllarda fazlasıyla tartışılır bir hale geldi. Kim dünya markası, kim değil, dünya markası olmak ne demek? vb. konularda herkes bir şeyler söylüyor. Konuyla yakından ilgilenenlere Güven Borça’nın “Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı?” adlı kitabını tavsiye edebilirim.

Kimin dünya markası olduğunu kimin olmadığını açıkça ortaya koymaya yeter mi bilmiyorum ama bugün elimizde, sadece meraktan bile olsa şöyle bir göz atabileceğimiz ama kesinlikle kayıtsız kalamayacağımız güvenilir bir kaynak olduğunu söyleyebilirim:

Dünyanın “branding” alanında önde gelen online yayınlarından biri olan brandchannel.com‘un 2001 yılından bu yana her yıl düzenli olarak gerçekleştirdiği bir okuyucu anketi: brandchannel’s Readers’ Choice Awards.

Araştırma her yıl Kasım ve Aralık ayları boyunca brandchannel.com okurlarının internet üzerinden katıldıkları oylama ile gerçekleştiriliyor. Araştırmaya katılanlar, içerisinde bulunulan yıl içerisinde kendilerini olumlu ya da olumsuz bir şekilde en fazla etkilemiş olan en çok 5 markayı seçiyorlar. Oylama öncelikle Global kategorideki markalar için gerçekleştiriliyor. Katılımcı daha sonra dilerse Asia-Pacific, Europe & Africa, Central & Latin America ve North America bölgesel kategorilerinde yer alan markalara da oy verebiliyor.

Araştırma sonuçları genellikle takip eden yılın en geç Şubat ayında yine aynı sitede açıklanıyor ve dünyanın bir çok ülkesindeki yankıları da çok kısa bir süre içerisinde ses vermeye başlıyor. Yani kimse bu sonuçlara kayıtsız kalamıyor.

Şu sıralar 2006 yılı anketinin devam ettiği bu araştırmanın 2005 yılı sonuçlarına kısaca bir göz atalım ve sonuçların hepimizin kafasında bir şekilde var olan “dünya markası” kavramı ile örtüşüp örtüşmediğini de usulca gözden geçirelim.

The Search Is Over: Google wins brandchannel’s 2005 Readers’ Choice Award. Skype debuts in third.

Google - The Search is Over

2005 yılının birincisi, kuşkusuz, hayatımıza sorgusuz sualsiz giren, girmekle pek de kötü etmeyen ve dünyadaki bilgiyi düzenlemeyi kendine misyon edinen sevgili Google.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Araştırmanın konusu, üzerimizde “olumlu ya da olumsuz en çok etkiyi bırakan” marka ya da markaları belirlemekti. Yani hayatımızda bir şekilde kayıtsız kalamadığımız markaları. Bu amaç zaten bir anlamda marka olmanın ön şartlarından birini de tanımlamıyor mu? Markaların hep akıllarla ve gönüllerle ilgili olduğunu söyler dururuz. İşte bu araştırma, öyle ya da böyle aklımıza yer eden, daha doğrusu aklımızda sıkı bir “yer edinen”, bizi tam da kalbimizden vuran markaları ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Hem de dünya ölçeğinde. 2005 yılı anketine dünyanın 99 ülkesinden 2,528 kişi katılmış ve çoğunluğu da Google’ın hayatlarını bir şekilde etkilediğini söylemiş. Yani Google dünya çapında bir etki yaratmayı başarmış. Yani bir dünya markası olmayı. Darısı bu topraklardaki markaların başına.

2005 yılı sonuçlarının tamamı için tıklayın >>

0 comments
Submit comment