En pahalısı 40 Lira! Kim bu Dubai’li Max?

Max

Tüm dünyada tüketicilere kabul edilebilir kalitelerde, modaya ve cüzdana uygun hazır giyim ürünleri sunan mağaza zincirleri hızla yaygınlaşırken Türkiye de bundan nasibini almaya devam ediyor.

Dünya hazır giyim ve perakende sektöründe bu işin öncülüğünü Zara, H&M, C&A gibi markalar yapıyor, Türkiye’de ise hiç kuşkusuz LC Waikiki.

Önümüzdeki günlerde bu markalardan bir yenisini daha Türkiye’de görmeye hazırlanıyoruz: Max.

Max

2004 yılında Dubai’de Landmark Group tarafından kurulan Max, 100’ün üzerinde mağazası, yaklaşık 200 bin metrekarelik toplam mağaza alanı ile Ortadoğu’nun en büyük mağaza zinciri ünvanını elinde tutuyor.

Bir aile markası olarak konumlandırılan Max, erkek, kadın ve çocuk giyimine yönelik hazır giyim ürünlerinin yanında ayakkabı ve ev aksesuarları da sunuyor.

Max, dünyada giderek yaygınlaşan kalite ve değeri cazip fiyatlarla sunma trendinin Orta Doğu’daki öncülüğünü yapıyor ve giderek bu alanın kilit oyuncularından biri haline geliyor.

Max’ın Türkiye’deki ürün satış fiyatlarının da 2.99 ile 39.99 TL arasında olması bekleniyor.

Max’i Türkiye’ye Kim Getiriyor?

Max, Türkiye’ye, daha önce Mavi Jeans ve Collezione‘daki Genel Müdürlük görevlerinden hatırlayacağımız Nurettin Kantarelli‘nin, tekstilci Saide Grup ile birlikte kurduğu Retail Platform tarafından getiriliyor. Şirket bugünlerde Max ile birlikte Forever New adlı markayı da Türkiye pazarına sunmaya hazırlanıyor.

Mayıs ayının ilk haftasında biri Max, diğerleri Forever New olmak üzere üç mağaza açacak olan Retail Platform, ağırlıklı olarak hesaplı ve hızlı moda segmentinin temsilcisi markaları Türk tüketicisiyle buluşturmayı amaçlıyor.

Hazır Giyimde Rekabet Kızışıyor

Global trendlere bağlı olarak Türkiye’de de birçok hazır giyim markası hızlı modayı, kabul edilebilir bir kalite ve hesaplı fiyatlarla müşterilerine sunabilmek için çaba harcıyor. Bu alanda başarısını kanıtlamış Zara, C&A gibi markaların hızla Türkiye’ye gelmeye başlaması da Türk hazır giyimcilerini haklı olarak telaşlandırıyor.

Marka stratejileri açısından baktığımızda sadece fiyata dayalı bir rekabet anlayışı mantıklı ve kârlı değilmiş gibi görünse de bunu bir iş modeli olarak geliştirip, marka ve rekabet stratejilerinizi bunun üzerine inşa ettiğinizde iş tamamen değişiyor. O nedenle, mevcut iş modellerini değiştirmeden, sadece fiyatlarını düşürerek bu markalarla rekabet etmeye çalışan Türk hazır giyim markalarının da bu rekabetten kazançlı çıkabilmeleri çok zor görünüyor.

0 comments
Submit comment